DUYURULAR/HABERLER

Facebook’ta 29.08.2018 tarihinde paylaştığımız “2018 Genel Kurul Tutanağı” ile ilgili link için yapılan yoruma Başkanın yanıtıdır

Sayın Mustafa Birkan

Öncelikle yayınlamış olduğumuz “2018 Genel Kurul Tutanak ve Ekleri” usul icabı ve toplantıya katılamamış veya katıldığı halde daha sonra tekrar inceleme gereği duyacak olan ortaklarımızın arzu ettikleri anda ulaşarak istifade edebilmeleri adına paylaşılmıştır. Bunlar zaten Genel Kurulda ifade edilip müzakere edildikten sonra tutanağa bağlanan kayıtlar olup, kimseyi ve bu arada şahsınızı da doğrudan veya dolaylı hedef almamaktadır.

Ayrıca, söz konusu tutanaklarda kayıt altına alınmış olan eleştirilerim (konuşma metnim) şahsınıza yönelik olmayıp, denetçilerin genel kurula sunmuş olduğu rapora yöneliktir ve onu kapsamaktadır. Bundan başka, konuşmamda kullandığım metin raporu yazan denetçiler ayrı ayrı rapor yazıp vermedikleri için raporun tümünü dikkate alarak bir araya getirilmiş ifadelerdir. Görevleri esnasında hangi denetçinin beklenti içinde olup olmadığını “yaşanmış olan olaylar da dikkate alınarak” denetçilerin kendileri ayırt edebilir düşüncesi içindeyim.

Yazınızda aşağıdaki şu ifadeyi kullanmış bulunmaktasınız: “Ben şahsım adına hiçbir ilişki ve dahi beklenti içinde olmadım, aksine sizin buna benzer ilişki içinde olduğunuzu tespit ettim. Ve bunların bir kısmını da raporda belirttik. (Örnek: Mali Müşavir)

Mademki yukarıda belirtilen bu ifadeyi kullanmış bulunuyorsunuz, bu durumda şahsımın nasıl bir beklenti ve ilişki içinde olduğumu yazmak mükellefiyetiniz meydana gelmiş bulunmaktadır. Bu ifadenize kaynak teşkil edecek somut gerçekleri paylaşamamanız durumunda “MÜFTERİ” durumuna düşmüş olacak ve şahsıma kamuoyu nezdinde aleni olarak hakaret etmiş olacaksınız.

Ayrıca, yine kendi ifadenizde “raporda belirtmemiş olduğunuz menfaat ilişkisi ve beklenti içinde olduğumuzu gösteren başka hususlar “ olduğunu belirtmektesiniz. Bu noktaları da dedikodu kaynaklı olarak değil, “sarih” şekilde ve belgeleri veya kanıtlarıyla burada ortaklarımızla paylaşmak yükümlülüğünüz doğmuş bulunmaktadır. Aksi halde yine insanlar şahsınızın müfteri olduğunu düşünebilecekler ve üstelik bize yöneltmiş olduğunuz mesnetsiz suçlama ve hakaretlere yenileri eklenmiş olacaktır. Bu arada, denetçiler olarak sizlerin genel kurula sunmuş olduğunuz rapor da en kısa süre içinde web sayfamızdan yayınlanarak ortaklarımızın istifadesine sunulacaktır.

Facebook’ta paylaştığınız metinde şu ifadeyi kullanmış bulunmaktasınız: “Siz israrla raporu değiştirmemi istediniz benden, sizin istediğiniz gibi rapor yazmamı istemek ne kadar etikti ?”

Tam da bu noktada gerçeği çarpıtmaktasınız maalesef. Sizden ısrarla “raporu değiştirmenizi” istemedim. Tam da aksine, bilgi eksikliğinizden – ya da art niyetten – kaynaklanmış olan hatalı tespitleriniz hususunda hatta sebep ve kaynak da göstermek suretiyle sizleri uyardım. “Bunu neden yaptım?” sorusuna gelince; Çünkü bu yanlış tespitleri ve paylaşımları değiştirin ki hem ortaklarımızın kafasını karıştırmayın hem de bu mesnetsiz/sözde bulgularınızı genel kurulda düzeltmek için ortaklarımızın zamanını boşa harcamayalım diye. Üstelik böylece sizler de müfteri durumuna düşmeyin diye bir iyi niyetle hareket ederek sizlere böyle bir olanak sundum.

Bahsetmiş olduğunuz düzeltmeniz konusunda sizleri uyarmış bulunduğum noktalara da kısaca bir göz atalım:

Örneğin “sosyal tesise 66 bin TL harcama/maliyet yaptığımız halde”, 150 bin TL harcama/maliyet rakamının denetim konusunda yeterli bilgiye sahip olmayışınızdan ya da art niyetle yazılmış olduğunuzu sizlere hatırlattım ve doğru rakamı yazmanız konusunda sizi uyardım. Üstelik de sosyal tesise yapılan harcama rapor dönemi ile ilgisi olmadığı halde” , bu hususa da raporunuzda (ve de yanlış tutar belirterek) yer verdiniz. Üstelik, rapora yazdığınız rakamları resmi defterlerden tespit etmeniz gerekirken, “resmi defterleri inceleme konusunda” yetersiz (ve hatta bilgisiz) olmanızdan dolayı söz konusu 150 bin rakamını mizandan aldığınızı ifade ettiğinizde, bu harcama/maliyet rakamının 2015 yılındaki yönetim tarafından yapıldığını size izah etmeme rağmen söz konusu yanlışta ısrar ettiniz.

Söz konusu hususla ilgili diğer bir ricam da şuydu: Denetim raporunda yer vermiş olduğunuz “İmam evinin ve marketin üzerinin boşaltılması kooperatifi gelir açısından sıkıntıya sokmuştur” şeklindeki ifadenizin gerçek olmadığı ve bunun da düzeltilmesi gerektiği hususunda sizi keza uyardım. Zira gerçekten de tam aksine söz konusu evin 300 TL yerine yeniden 1000 TL (KDV dahil) bedel karşılığı kiraya verilmesi neticesinde kooperatifimiz tam tersine karlı duruma geçirilmiştir. Marketle ilgili olarak da Çankaya bürosunun kapatılmasıyla zaten gerekli tasarruf fazlasıyla yapılmıştı.

Meslekleriniz icabı mizan okumadaki eksikliğinizi kabul etmenize rağmen (kendi raporunuzda değindiğiniz üzere) benim herhangi bir hususu örtbas etmek için değil de tam aksine hakkaniyet ve iyi niyet kaynaklı olarak yapmış olduğum uyarıları dikkate almadınız. Tam tersine bu uyarılara cevaben bana “Bize öğretmenlik yapma sen sorularımıza cevap ver. Küçücük beyninle bizi eleştirebileceğini mi zannediyorsun” şeklinde hakaretamiz yanıtlarla geri döndünüz. Oysa ben size öğretmenlik yapmaktan ziyade (ki bu konuda keşke öğretmene ihtiyacınız olmamış olsaydı) bu yanlış tutumunuzun ileride yaratacağı sıkıntılar hususunda sizi uyarmaya gayret ediyordum.

Şu husus hepimiz için geçerlidir ki her konuda uzman derecesinde bilgi sahibi olmamız mümkün değildir. Dolayısıyla, yetersiz olduğumuz konularda fikir beyan eder veya icraat yapmaya gayret ederken kapasitemizin farkında olmak ve yetersiz kaldığımız noktalarda mutlaka uygun ve geçerli bilgi kaynaklarına müracaat etmek gerekir diye düşünüyorum – aynen söz konusu durumda olduğu gibi. Dolayısıyla, yazılmış olan raporda “şahsımın neden olduğu herhangi bir eksiklik veya uygunsuz bir işlem” nedeniyle denetçilerden bir değişiklik/düzeltme yapmalarını talep etmiş olsaydım şüphesiz ki bu etik/ahlaki olamazdı. Ancak tecrübe ve bilgisizliğinizden ya da art niyetten kaynaklanan yanlış bilgi ve rakamların gerçek durum yönünde düzeltilmesini talep etmiş olmam tam aksine hem etik açıdan hem de genel kurula olan saygımdan kaynaklanmıştır. Gerçekten de maalesef genel kurulda sizlerin bu yanlış tutumunuzdan dolayı ortaklarımızın zamanı boşa kullanılmış oldu.

Diğer bir husus da paylaşımınızda yer vermiş olduğunuz Onbaşı çavuşu ilişkisini kabul etmediğim için haksız mı oldum?” ifadesiyle neyi kastettiğinizdir. Sizden ben tam olarak ne istedim veya hangi menfaati temin etmek istedim. Ya da size sus payı olarak ne verdim ya da ne aldım. Örneğin, “ben size neyi teklif ettim ve siz de bunu kabul etmediniz?”. Bu hususu da burada açık olarak paylaşmak zorundasınız. Çünkü bu da şahsıma yönelik bir iftira ve dolayısıyla hakaret teşkil etmektedir.

Ayrıca hatırlayınız ki önceki rapor döneminde de sizden raporda belirtmiş olduğunuz yanlış tespitleri düzeltmenizi istemiştim. Neydi onlar bir hatırlayalım; Raporunuza 31.12.2017 tarihinde kasada 1.272,00 TL olduğunu yazmıştınız. Yanlış olan bu bilgiyi size doğrusunu göstererek düzeltmenizi rica ettim. “Biz geri adım atmayız, bizim yazdıklarımız doğrudur” diye yanıtladınız. En son genel kurula sunulan raporunuzda ise benim dediğime geldiniz ve 31.12.2017 tarihli kasa bakiyesi olarak gerçek ve doğru olan 9.224,00 TL rakamına yer verdiniz. Diğer bir ifadeyle benim özellikle uyarmama rağmen düzeltmediğiniz rakamı sonra genel kurula sunduğunuz yeni raporda doğru olanıyla değiştirdiniz. Bu durumda (vaktiyle uyarımı dikkate almayıp gerekli düzeltmeyi yapmadığınızdan dolayı) aynı dönemi kapsayan 2 ayrı resmi raporunuzda aynı tarihteki kasa bakiyesi (31 Aralık 2017 tarihli) 2 farklı rakam olarak resmi kayıtlara geçmiş bulunmaktadır. Bahsi geçen raporlar da kooperatifimiz arşivinde muhafaza edilmektedir.

Diğer bir ifadenizde “Biz gördüğümüz belgeler ışığında bir rapor düzenledik. İftira etmedik, hiçbir iftiranın altında ıslak imza olmaz bunu sizin daha iyi bilmeniz gerekir.” Demektesiniz. Öncelikle, denetçiler olarak sizlerin görmediğiniz hangi belgeler varsa lütfen bunu açık olarak burada belirtiniz. Ortaklarımızın da bu konuda bilgi sahibi olmasını katiyetle isterim İşin ilginç tarafı ise, “bilgisizce ya da art niyetle” yazılmış olan söz konusu raporun altına – ki söz konusu rapor bu durumda maalesef birçok iftira ihtiva etmiş oluyor – imzanızı da koymuş bulunmaktasınız. Tam da bu nedenle iş yargıya intikal edecek, zaten.

Diğer taraftan kıymetli ortaklarımız genel kurulda sizin raporunuzu da bizim raporumuzu da gayet iyi dinlediler ve anladılar. Ortaklarımızın yalanlara ve iftiralara teveccüh göstermediğini anlamış olmanız gerekirdi. Ben onların oylarını yalnızca onları ikna edip değil tam aksine esas olarak yönetimi temsilen hizmetlerimizi ve tekrar seçilirsek neler yapacağımızı anlatarak aldım. Tabii ki, buna ilave olarak sizin bilgisizliğiniz neticesinde (veya art niyetli olarak) düzenlediğiniz ve altına ıslak imza attığınız rapordan da bahsetmek durumunda oldum. 

“Genel kurulda haksız yere aldığınız, dava açma yetkinizi kullanırsınız” ifadenize gelince, şüphesiz ki genel kurula katılan ortaklarımızın gayet bilinçli olarak mevcut denetim kuruluna vermiş oldukları dava açma yetkisi kullanılacak ve gereği yapılacaktır.

Sayın Birkan sizle son olarak ve açıklıkla şu hususu paylaşmak isterim. Beni kendi değerlendirmenize göre “başarısızlıkla suçlayabilirsiniz”.  Bunu sübjektif bir değerlendirme olarak kabul eder geçerim. Ancak kimsenin şahsım için “hırsız, evrakta sahtecilik, yolsuzluk veya menfaat temin etti” şeklindeki yakıştırmaları kullanmasına asla izin veremem. Hatta kooperatifi zarara uğrattığımın söylenmesine dahi müsamaha gösteremem ve bunu söyleyeni ispata davet ederim. Bu husustaki haklılığımı da zaten genel kurulda oylarını en güzel şekilde kullanan değerli ortaklarımız da teyit etmiş bulunuyorlar sizin de bildiğiniz üzere.

 

Bu arada, tam yeri gelmişken aşağıdaki bilgiyi de – sizleri de doğrudan ilgilendirdiği için – ortaklarımızla da paylaşmayı arzu ediyorum.

Sizlerle aynı kulvarda hareket eden bir kişi Cumhuriyet savcılığına hakkımızda suç duyurusunda bulunmuştur.

Ancak o şahıs her ne kadar ulu orta/aleni olarak ortaklarımıza bizlerin hakkında “yolsuzluk yaptığımızı ve haksız para ve menfaat temin ettiğimizin yanı sıra bizi mahkemeye verdiğini” iddia etmekteyse de, kendisi savcılığa verdiği ifade tutanağının sonunda şu cümlelere de yer vermiştir.

“Bence İsmail Demirbaşcı ve Davut Altuntaş suç işlemektedir. Bu kişilerin cezalandırılmasını isterim. Benim olaya ilişkin söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Benim gördüğüm kadarıyla kooperatif zimmeti, hırsızlık, belgede sahtecilik yoktur.

Kısaca şikayetçinin iddiaları aşağıdaki gibidir.

  • Muhasip üye olarak bizimle birlikte görev yapan bir üyenin “Ödemeler ve tahsilatlar konusundaki yetkisini kendimde toplayarak o muhasip üyenin görevini gasp etmişim. Hem de o kişiyi baypas edilmiş pozisyonda bırakmışım. Ayrıca internet bankacılığı yetkisini tek elden kullanmışım”.
  • Resmi defterlere kayıt yapılmasının yanında şeffaflık ve denetim kolaylığı için kasa defterinin belirli bir bölümüne ortaklardan aldığımız Euroları not ettiğimiz için suç işlemişim.
  • Kooperatifin defterlerini Gökhan Çaprak ismi altında uydurmaca evraklarla ve serbest meslek makbuzu ile bedeli karşılığı İsmail Demirbaşcı tutmaktaymış.
  • Daha önce satın almış olduğumuz 2 adet konteynırı pahalı olarak temin ettiğimiz ve dolayısıyla kooperatifi zarara uğrattığımız iddia edilmiş bulunmakta. Buna mesnet olarak da “bugüne kadar hiç konteyner alış ve satışı yapmayan ve işi haddecilik olan” firmadan alınan ve anlaşıldığı kadarıyla sahte olan teklif belgesi savcılığa kanıt olarak sunulmuştur.
  • Avukatlarımızı devre dışı yaparak gayri resmi yoldan tahsilat yaptırmak için görüşme gerçekleştirdiğimizi hatta bu konuyla ilgili gayri resmi, usulsüz, mesnetsiz ve ahlak dışı görüş paylaştığımız iddia ediliyor. Bu noktada şahit olarak da en son işten ayrılan ve şahsıma ve ikinci başkana karşı hasmane tutumu açık şekilde tespit edilmiş olan ve üstelik kooperatifin bilgi ve belgelerini yetki alanı içinde olmayan kişilerle paylaşmış olan bir personel gösteriliyor.
  • 1018 ve 1019 adanın elektrik altyapı ihalesini yönetim kurulu başkanı olarak savsakladığım ve o nedenle 300 bin TL olan maliyetin 1.032 bin TL ye yükseldiği ve bu nedenle ortaklarımıza zarar ettirdiğim iddia ediliyor.
  • Başka bir iddiaya göre “Önce işleri yaptırdığım sonra kararları aldığım” ifade ediliyor. En bariz örnek ise 1018 adadan toprak aldırıp 1026 adaya dökmüştük. Önce toprağı dökmüşüz kararı deftere sonra yazmışız. Bu da meğerse suç olarak görülmeliymiş.
  • Diğer bir iddiaya göre “200 bin TL bedel ile ortaklık kaydı yaptığımız arsanın bedeli 10 gün kadar gecikip, şikayetçi (savcılığa şikayette bulunan kişi) satışı iptal etmemizi istediğinde bu isteğini yerine getirmeyerek suç işlemişim” – Oysa aynı şikayetçi söz konusu arsayı tam bir yıl önce yalnızca 60 bin TL bedel karşılığında kooperatif arsa komisyonuna teklif vermiş olmasına rağmen (söz konusu teklif kooperatif arşivlerinde mevcuttur).
  • 8 ay boyunca hiç toplantıya katılmayıp yönetim kurulu üyeliğim düşürülmüş olmasına rağmen tekrar göreve geldiğim de ilk işim olarak Abdullah Kasap ve Davut Altuntaş’ı kandırarak 7 bin TL parayı tahsil ettiğim iddia edilmiştir. (İfadeler şikayetçiye aittir)
  • 1017-1018-1019 ve 1026 adada oturan ortaklarımızı uydurmaca bahaneler söz konusu ederek bu ortaklarımızın sularını bağlamayı engellediğim ve onları susuz bıraktığım iddia edilmiştir.
  • Ayrıca aynı şikayet dilekçesinde “şikayetçinin Güzeler Hafriyat firmasından komisyon aldığını iddia etmiş olduğumuz” belirtilmektedir. Bu konuda şahit olarak ise Güzeller firmasının sahibi Kadir Bey gösterilmektedir.
  • Diğer taraftan “Yönetim Kurulu Başkanı olarak kelime oyunları ile her şeyi kılıfına uydurup kooperatifimizde adeta SALTANAT KURDUĞUM ve bu yüzden birçok ortağımızla ters düşmüş olduğum” da iddia edilmektedir.

Şikayetçinin iddiaları ile ilgili cevaplarımızın bir kısmı savcılık makamına verilmiş bir kısmı ise en kısa sürede verilecektir. Ancak birçok ortağımızın da şahit olduğu üzere, söz konusu şikayetçinin “yolsuzluk yaptığımız iftiralarını paylaşması” ve haksız menfaat temin ettiğimizden bahisle (olay henüz savcılık aşamasında olmasına rağmen) “bizi mahkemeye verdiğini” iddia etmesi karşılıksız bırakılmayacaktır.

Bütün bunlar bir süreç olup yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı değerli ortaklarımıza buradan duyurmuş olalım. 

Yukarıda belirtilen ve iftira olarak nitelendirebileceğimiz iddiaların tümünü reddetmekteyiz. Bu iddialarla ilgili olarak savcılık makamına gerekli belgeler ve yanıtları temin etmekteyiz. Durumla ilgili gelişmeler hususunda değerli ortaklarımızı da son derece şeffaf olarak web sayfamızda bilgilendireceğiz.

Bu iftiraları özellikle şahsıma olan özel husumeti dolayısıyla uyduran ve aleni olarak hakkımızda bir yanlış kamuoyu oluşturmaya çalışan ve dolayısıyla kişilik haklarımıza da açık olarak saldırı içinde olan söz konusu şikayetçinin de kanun nezdine gerekli ve mümkün olan en son noktaya kadar hesap vermesi için gereğini yapacağız.